Reklam Alanı
Reklam Alanı
maxresdefault (3)
İncelemeler 0

Stardew Valley İncelemesi

Uzun yıllardır hayli el üstünde tutulan çiftçilik oyunlarının başında Farmville ve klonları başı çekiyordu. Tabii bunda Facebook gibi sosyal platformların da etkisi azımsanamayacak derecede önemliydi. Hatta birçok kişi evlerinde, dükkanlarında veya bulundukları herhangi bir yerde bu tür oyunları sürekli oynuyordu. Sabahları erken kalkıp hasatları topluyor ve gerçekten sanal bir çiftçilik hayatı yaşıyordu. Ancak Farmville tarzı oyunlarda deneyim edilebilecekler oldukça kısıtlıydı ve bunu gören birçok oyun firması hem piyasadaki açığı kapatmak hem de ilgiyi gidermek adına bu fırsatı büyük bir oyuncu kitlesinin beğenisine sundu.

Stardew Valley, diğer çiftçilik oyunlarından çok daha sonra çıktı diyebiliriz çünkü retro grafik furyasını bir kenara bırakırsak bu işi ilk sırtlananlardan biri Giants Software firmasının çıkardığı Farming Simulator serisiydi. Her ne kadar beklenen ilgiyi göremese de yer yer gerçekçi oynanabilirlik ve grafik üzerinden sunulan oyun başarısız sayılamayacak derecede yenilikler sunuyordu. Her sene gelen yeni gelişmiş grafik ve oynanabilirlik ile piyasaya sürülen Farming Simulator’dan sonra bu yıl içerisinde çıkan Stardew Valley ile çiftçilik oyunları yeni bir boyut kazandı diyebiliriz.

Stardew Valley Article 3

Stardew Valley’i özel yapan şeylerin başında oldukça sade bir oynanışının olmasının yanında, o sadelik içerisinde yarattıkları dev bir içeriğin bizleri bekliyor oluşuydu. İçeriğin ne kadar detaylı olduğunu aslında ilk etapta anlamamız hayli zor çünkü oyunda belli bir noktaya geldikten sonra sürekli kendini yenileyen bir oynanış sunuyor. Örneğin minik bir alan ile başladığımız oyuna, koca koca ekilmiş bölgeler ile devam ediyoruz ve bu ekinleri sulamak için belli materyaller üretip, toplu üretim kısmına geçebiliyoruz.

Oyuna ölen dedemizden kalan bir çiftliğe yerleşme kararı ile başlıyoruz. Çiftlik Pelican isimli bir kasabada bulunuyor ve bu kasabada yaşayan kişi sayısı otuz civarı oluyor. Yaşayanlardan bahsediyorum çünkü gerçekten oldukça önemli bir yer kaplıyorlar ki oraya da geleceğim. Dediğim gibi kasabaya adımımızı attığımız anda bizi belli karakterler karşılıyor ve oyunun temel yapısını, gidişatını anlatıyor. Ardından ilk küreği toprağa vuruyoruz ve bize hediye edilen tohumları toprağa ekip, günbegün onları suluyoruz, hasatları ise çiftliğimizde bulunan bir kutuya satmak amacıyla bırakıyoruz. Belli bir süre bu şekilde ilerleyen oyun ardından genişlemeye başlıyor ve çeşit çeşit tohumlar ekip, farklı farklı ürünler elde ediyorsunuz. Her ürünün kendine has özellikleri bulunuyor ve her ürün ile daha farklı bir ürün daha elde edebiliyorsunuz. Örneğin ektiğiniz bir meyveyi, craftladığınız bazı eşyalar aracılığıyla meyve suyuna dönüştürebiliyorsunuz. Ancak her mevsim doğal olarak farklı farklı sebzeler ve meyveler ekebiliyorsunuz. Koşullara göre devam ediyorsunuz yani. Bu kısımda aklınızdan çıkarmamanız gereken bir şey var ki o da; kışın hiçbir şey yetiştiremiyorsunuz o yüzden, yapacağınız diğer etkinlikler için size enerji sağlayan bu yiyecekleri mantıklı kullanıp, satmalısınız. Eğer tamami ile sebzesiz ve meyvesiz kalırsanız, kış ayında muhtemelen ilerlemeniz hayli yavaşlayacaktır.

stardew-valley-summer-farm

Gelelim madenciliğe. Madencilik ise oyunun aslında bir diğer temel yapı taşını oluşturuyor çünkü kendi başına ayrı bir oyun gibi hazırlanmış diyebiliriz. Oyun içerisinde bulunan balta, kürek, kazma gibi eşyalarımızı geliştirmemiz de bu anlamda oldukça önemli çünkü örneğin madene girdiğinizde kazmanız ne kadar iyi ise o kadar iyi madenler çıkarabiliyorsunuz. Bu madenlerin önemi ise oyunun bir diğer gidişatını etkileyecek olan ”yapı”ları oluşturmada öncü olmasından geliyor. Çünkü çıkardığınız taşlar veya demirler size belli binaları inşa etme şansı tanıyor. Ne kadar iyi maden çıkarırsanız, o kadar iyi binalar inşa edip, o kadar iyi bir kazanç sağlayabilirsiniz. Pek tabii alacağınız hazzı da oldukça etkileyen öğeler bunlar. Madenlerin bir diğer güzelliği ise ”combat” sisteminin olması. Madenlere girdiğinizde belli bir derinliğe ulaşmanızın ardından önünüze belli canavarlar çıkacak. Bu canavarlar ne kadar derine inerseniz – ki madenin toplam katı yaklaşık olarak 150-200 civarı ve en dibine inebilmeniz için bir hayli ama bir hayli uğraşmanız gerekecek –  o kadar güçleniyor. Yani madenlerde sizi keşfedebileceğiniz Pelikan kasabası dışında çok büyük bir dünya bekliyor.

Buradan hareketle gelelim yapılar ile işlev kazanmaya başlayan ”hayvancılık” konusuna. Hayvancılık ilk etapta hemen başlayamayacağınız ancak belli bir maden birikimi ve altın birikiminin ardından işleme koyabileceğiniz oyunun bir diğer güzelliği. Günbegün hayvanlarınızı beslemeniz gerekmekte. İsterseniz direkt olarak elde ettiğiniz ürünleri satabilir, ya da sütlerini ve yumurtalarını alıp, yine craftladığınız bazı eşyalar aracılığıyla onları örneğin peynire veya mayoneze çevirip satabilirsiniz. Bunların hepsi satılmak için yapılmıyor aslında ancak yine oraya da geleceğim. Anlatıp da bitirilemeyen olur mu? Söz konusu Stardew Valley ise; olur…

Bir diğer konumuz ise; ”balıkçılık”. Aslında oyunun en az detaylı konusu balıkçılık diyebiliriz. Ya da ben ”hala daha” önemini tam kavrayabilmiş değilim. Çünkü dediğim gibi neye elinizi atsanız koca bir dünya sunuyor oyun size. Balıkçılık yapabileceğiniz belli noktalar var haritada. Bunların bazıları akarsu şeklinde bazıları ise direkt olarak okyanusa açılan bölgeler. Her bölgede, o bölgenin koşullarına göre farklı balıklar elde edip, satabiliyor veya yiyip, hiç olmadı yemeğini yapabiliyorsunuz. Kendi içerisinde de ekstra olarak bir ”rekor” sistemi olan balıkçılıkta; ne kadar büyük balık yakalarsanız o kadar pahalıya gidiyor ve her seferinde yeni bir rekor kırıyorsunuz. Pek tabii bu balıkların içerisinde belli mevsimlerde çıkan özel, nadir balıklar da oluyor.

mines(1)

Tüm bunları ortak bir paydada birleştiren konu ise ”yemek pişirme”, yani oyunun ”mutfak” bölümü. Oyunun henüz başında eviniz oldukça küçük iken yeterli malzeme ve altın ile büyütebiliyorsunuz ve evinizde yeni odalar açılmaya başlıyor ve tahmin edebileceğiniz gibi bunlardan bir tanesi de mutfak oluyor. Buraya kadar anlatmış olduğum tüm besin zincirini birbirine bağlayan öğeleri muftak içerisinde işleyip, yemek yapabiliyorsunuz. Yani inekten aldığınız sütü peynire çevirip, o peyniri herhangi başka bir yiyecekle birleştirip farklı yemekler elde edebiliyorsunuz. Ve burada da bizi koca bir detaylar bütünü bekliyor diyebilirim. Çünkü gerçekten yaratacağınız şeyler oldukça fazla ve eğlenceli.

Buraya kadar oyunun ”özetle” genel yapısını anlattım diyebilirim. Ancak bunların yanı sıra sosyal etkileşim içerisine girebileceğiniz farklı öğeler de mevcut. Dediğim gibi yaşadığınız kasabada otuz civarı farklı tipte, farklı zevkleri ve hissiyatları olan insanlar yaşıyor. Hatta ve hatta Shakespeare’in Atinalı Timon’u gibi bir tipleme dahi var. Gerçekten var… Her neyse, kasabamız oldukça geniş, içerisinde müzesinden tutun da süpermarketine, barına kadar birçok yer mevcut. (bir ipucu vereyim: kendi müzenizi bile kurabiliyorsunuz) Bu topluluk ile kendi isteğiniz üzerine belli şekillerde iletişime geçebiliyorsunuz. Onlarla sohbet edip, onlara hediyeler vererek daha iyi arkadaşlıklar kurabiliyorsunuz. Daha da ileri giderseniz istediğiniz herhangi biri ile evlenebiliyorsunuz. Tabii bunun içine öncelikle oldukça kibar, nazik ve düşünceli olup, kasabanın meydanında bulunan tabelada yazan takvime iyi bakmak gerekiyor çünkü herkesin bir doğum günü yazıyor ve sizden de bunları önemsemeniz bekleniyor, eğer ki sosyallik açısından keyif almak istiyorsanız. Doğum günlerine göre, beğendiğiniz kişiye gidip özel bir hediye verebilirsiniz. Bu arada oyuncu bir sevgili yani oturup oyun oynayacağınız birini mi arıyorsunuz? Evet o da Stardew Valley’de bulabileceğiniz bir diğer detay.

Grafik konusuna aslına bakarsanız gelmek istemiyorum çünkü aynı klasmanda olan diğer oyunlardan hiçbir eksisi bulunmuyor. Aynı şekilde oyunun müzikleri de oldukça yerinde seçilmiş.

Dediğim gibi Stardew Valley anlatmak ile bitirilmesi hayli zor olan bir oyun. Çünkü her detay içinde bir yığın farklı detay mevcut ve hepsini anlatmaya kalkarsak muhtemelen bir kitap yazmamız gerekebilir. Bu yüzden Steam üzerinde 24 TL’ye satılan bu oyunu kesinlikle ama kesinlikle alıp, oynamanızı tavsiye edebilirim.

MİNİMUM:

    • İşletim Sistemi: Windows Vista or greater
    • İşlemci: 2 Ghz
    • Bellek: 2 GB RAM
    • Ekran Kartı: 256 mb video memory, shader model 3.0+
    • DirectX: Sürüm 10
    • Depolama: 500 MB kullanılabilir alan

Stardew Valley İncelemesi

24
9.5

Oynanabilirlik

10/10

    Ses ve Müzik

    10/10

      Grafik

      10/10

        Hikaye

        9/10

          Atmosfer

          10/10

            Artılar

            • Özgünlük
            • Crafting
            • Serbest Oynanış
            • Çeşitlilik
            • Müzikler

            Eksiler

            • Yok

            Kaan Onur Kaftanoğlu {Onur}

            Bir Cevap Yazın

            E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

            Bumerang - Yazarkafe